09/05/2010Kadın ve Aile, Manşet Haber   1 yorum

Bu Gün Anneler Günü Güngören Haber Olarak Bütün Annelerin Bu Özel Gününü Kutlar Ömür Boyu Mutluluk Ve Başarı Dileriz.

29/11/2009Kadın ve Aile, Manşet Haber   3 yorum

Güngören Belediyesi asker aile yardımı yapıyor. Belediye’nin ihtiyaç sahibi asker ailelerine yaptığı 250tl’lik maddi yardımdan nasıl faydalabilirim diyorsanız yapmanız gerekenler sırasıyla şunlar:

Asker aile yardımından yararlanmak isteyenlerin, aşağıda sıralanan evraklarla birlikte Belediye Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerekmektedir.

29/11/2009Kadın ve Aile   1 yorum

Güngören Belediyesi Asker Aile Yardımı. Güngören Belediyesi Çocuğu veya Kocası Vatani Görevini Yapmak İçin Askerde Bulunan İhtiyaç Sahiplerine Ortalama 250 tl Yardım da Bulunuyor.

Ayrıntılar için bekleyin..

22/11/2009Kadın ve Aile   yorum yok

Kadınların çoğu aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek istiyor. Bunun da en popüler yolu saç rengini değiştirmek.

Kimyasal boyalar mı, yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazlan gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için… En uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınma­lı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım?

Mutlaka alerji testi yaptırın

Vakıf gurebahastanesi’nden Dermotoloji Klinik Şef.Doç.Dr. Nahide Onsun saçları boyamadan önce mutlaka alerji testi yapılması gerektiğini söylüyor. Özellikle evde saçlarını boyayan kişilerin boya talimatlarını tek tek yerine getirerek 48 saatlik alerji testini dikkate alması gerektiğini vurguluyor. Bazı kişilerin diğer insanlara göre daha hassas olabileceği uyarısında bulunan Onsun sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bazı insanlarda ürün tepkisi ölçüldüğünde hiçbir yan etkiyle karşılaşılmayabilir. Çünkü vücut birinci kullanımda alerji olabileceği maddeyi tanımaz. Ancak ikinci uygulamada madde vücut tarafından algılanarak ciddi bir reaksiyona sebep verebilir. Bu nedenle bu tür ürünler kullanılırken çok dikkatli olunmalı.”

3 ana kimyasal boya var

• Üç ana kimyasal boya var: Direkt, Kalıcı ve Ton Sür Ton Boyalar.

Direkt boyalar saçı değiştirmez. Doğrudan saç telinin dış yüzeyine sabitlenirler. Boya negatif, saç pozitif yüklü olduğundan birbirlerine mıknatıs gibi yapışarak saça sabitlenirler. Bu boyalar saçın renginin açılmasına veya beyaz saçların örtülmesine izin vermez ancak saçta yansımalar sağlar.

Kalıcı boyalar olarak bilinen oksidasyon bazlı boyalar saç teline nüfuz eder. Bunlar, saçın ve özellikle saça rengini veren melaninin yapısını değiştirir. Bu boyalar iki bileşik ile iş birliği halinde etkilerini gösterir: oksijenli su (oksidan) ve amonyak (alkalin). Amonyak, saç teline kimyasal boyanın girmesine izin verecek şekilde saçın kabuğunu açar. Kabuklar açıldıktan sonra amonyak uçar.

Ton sür ton olarak adlandırılan boyalar ise, yukarıda anlatılan direkt boyalar ve oksidasyon bazlı boyaların ortalarında bir yerde bulunur. Amonyak içermezler ama oksijenli su içerirler.

Doğal boyalar saçı kuvvetlendiriyor

Kına en bilenen doğal saç boyası. Avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmaması.

Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına; Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde ediliyor.

Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlarında. Bunlardan da maun ve kumral yansımalar elde ediliyor.

Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılıyor. Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmadığından bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gidiyor.

Organik saç boyaları “organik” değil!

• Doğal olduğu iddia edilen ürünlerde BDIH (kontrol edilmiş doğal kozmetik) sertifikası aranmalı. Sentetik koku, renk ve konserve edici madde parafin ve diğer petrol kökenli maddeler içermemeli.

• Ambalajında “organik” yazan her boyanın organik olmadığı, özellikle kimyasal saç boyası kullanmaları kadın-doğum uzmanlarınca önerilmeyen hamile kadınlar bu konuda dikkat etmeli.

12/06/2009Kadın ve Aile   yorum yok

Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, babalara kızları ve oğullarıyla daha
iyi iletişim kurmaları amacıyla bazı tavsiyelerde bulundu. Ayas,
“Çocuğunuza arkadaş olmayın onların babaya ihtiyacı var” derken,
özellikle ergenlik dönemindeki çocuklara nasıl davranılması gerektiği
konusunda bazı ipuçları veriyor.
Ali Ayas, anne ve babanın çocuklara karşı davranışlarında uyumlu olmaları gerektiğini öneriyor. Babanın kızının giyim
kuşamına, eve gidiş geliş saatlerine karıştığını, genç kızın ise,
babasına Ben büyüdüm, bana karışmayın, özgürüm diyebildiğini anlatan
Ayas, “Bu durumda baba kızına hoşlanmadığı davranışlar nedeniyle yasak
koyuyor. Burada baba kural koyarken, anne babadan gizli yasağı
kaldırıyor. Oysa kurallara uyumun sağlanması, davranış birliğiyle
mümkündür.” diyor. Babaların kızlarına yasak koyuyorsa, bunun
gerekçelerini de onun anlayabileceği bir şekilde anlatması gerektiğini
belirten Ayas, sınırsız bir özgürlük olmadığını, yaşamda bazı
sınırlamaların olduğunun söylenmesi gerektiğini vurguluyor.

Babalar kızlarına yaşamın herhangi bir alanıyla ilgili kısıtlama
getirdiklerinde ya da kural koyduklarında, bu kuralın her zaman geçerli
olması gerektiğini söyleyen Ali Ayas, “Yani babanın eşref saatinde
konulup, sakinleştikten sonra başka kural getirilmemeli.” diyor.

Günümüzde babaların kızlarına en çok
söylediği cümlelerin başında Sana güveniyorum, ama dünya kötü bu
yüzden sana kural koyuyorum ifadelerinin geldiğini anlatan Uzman Dr.
Ali Ayas, “Oysa bu cümleyle başlayan ifadeler güvensizlik ifade
ettiğinden çocuğun da çevresine güvenini zedeliyor. Genç kızın hiç
evden çıkmaması, cam bir fanusta yaşaması mümkün değil. Bu nedenle
çevresinden gelecek olumsuzluklara karşı neler yapabileceğini ve çözüm
yollarını anlatmak daha doğru.” şeklinde konuşuyor.

Tartışmacı değil, çözümden yana olunması tavsiyesinde bulunan Ali Ayas,
kızların eve gidiş geliş saatleri konusunda, yaşanılan sosyal çevreye
uygun, zaman zaman esnetilen kurallar konulması gerektiğini, annenin de
bu kurala uyması gerektiğini, babanın koyduğu ve mantıklı olan
kuralların, annenin yumuşak kalbiyle çözülmemesi gerektiğini söylüyor.

-OĞULLARA SORUMLULUK-

Dr. Ali Ayas babaların oğullarıyla
ilişkileri konusunda da bazı hususlara dikkat çekiyor. Türk aile
yapısında erkek çocuklara sorumluluk verilmemesinin, gelecekteki
yaşamlarında da sorunlara yol açtığını belirten Ali Ayas, erkek
çocuklara sorumluluklar erilmesi gerektiğini, onlara güvenildiğinin
gösterilmesi gerektiğini söylüyor.

“Kendinizle oğlunuzu kıyaslamayın” diyen Ali
Ayas, “Oğlunuza sürekli Ben senin yaşındayken iki dil biliyordum,
dünyayı dolaştım, sen ne yapıyorsun, hiçbir şey gibi cümleler kurarak
kıyaslamayın. Oğlunuzun farklı bir birey olduğunu kabul edin.
Kıyaslamak gencin kendisini mutsuz ve yetersiz hissetmesine neden olur.
Bunun yerine babanın oğlundaki farklılıkları görüp, bu yönleri
geliştirmesine yardımcı olması gerekir.”

Babaların oğullarıyla arkadaş olmaması,
arkadaşça davranması gerektiğini söyleyen Ali Ayas, “Ailelerin
günümüzde en çok çağdaş aileyiz tanımlamasıyla yaptıkları yanlışların
başında anne baba kimliklerinden sıyrılıp arkadaşı gibi davranmaları
geliyor. Genç erkeklere bunun yerine, babası olduğunuzu, daima ona
destek vereceğinizi hissettirerek baba olun. Çünkü onun babaya ihtiyacı
var.” diyor.

Ali Ayasa babalara şu tavsiyelerde
bulunuyor: “Oğlunuza idol olmayın. Kendinizi ulaşılmaz göstermeyin.
Çocuğunuza gerçekleştiremeyeceği büyük hedefler koyup, başaramadığı
zaman da yetersizlik ve beceriksizlikle suçlamayın. Kendinizi ulaşılmaz
biri göstermek yerine, hatalarınızı da mizahi bir dille anlatarak sizin
de hatalar yapan bir insan olduğunuzu söyleyin. Onlarla inatlaşmaktan
kaçının. Ergenlik çağında erkekliklerini ispatlamak amacıyla
babalarıyla çatışmaya girmek, sık görülen bir durumdur. Genç erkekler
bu dönemde babalarının ve annelerinin desteğini isterler. Bu dönemde
onlarla inatlaşmak, aşırı ve mantıksız yasaklarda diretmek
inatlaşmalarına yol açar. İnatlaşmak da evden kaçma, okulu bırakma gibi
sonuçlar doğurur. .Yeterli zaman ayırın dinleyin. Çatışmalı ergenlik
döneminde oğlunuzla iletişimi bırakmayın. Arkadaşlarını küçümseyip
saçını beğenmedim, o çocuk tembel, onunla niye arkadaşlık ediyorsun
gibi cümleler kurarak yaklaşmayın. Bu tür yaklaşımların çocuğunuzu
sizden uzaklaştıracak davranışlar olduğunu unutmayın.”

gungorengundem.com

Haber Siteleri